Çarşamba, 22 Ekim 2014

İbadetlerin Amacı

İbadet, Allah'a gönülden isteyerek yönelmek, tapmak, boyun eğmek ve itaat etmek demektir. Türkçemizde kullanılan kulluk etmek deyimi de aynı anlamı karşılamaktadır. İbadet, yaratıcı kudret karşısında boyun bükmenin zirvesi ve O'na olan sevginin sonucu ve göstergesi olarak değerlendirilmiş ve sırf Allah için, Allah'ın rızâsı için yapılması ve sadece Allah'a tahsis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Gerçekten de yaratan, yaşatan ve öldüren Allah'tan başka, ibadete lâyık olan bir varlık yoktur. Hesap gününde muhatap olunacak olan "Neye taptınız?" ve "Ne için ibadet ettiniz?" sorusunu insan daima hatırında tutmalı ve bu dünyada iken "Allah'a tapıyorum ve ibadeti Allah için yapıyorum" diyebilmeli, bunu gönlünde hissedebilmelidir.

Esasen din duygusu gibi, belki de onun doğal bir gereği olarak ibadet ihtiyacı da fıtrî ve doğaldır. İnsanlık tarihi boyunca çeşitli dinler, insanın bu doğal duygu ve ihtiyacını gerçekleştireceği değişik biçim ve şekiller öngörmüşlerdir. Bu ibadet formları, dinin ritüelini yani ibadet ve âyin merasimlerini oluşturur. Dinlerin öngördüğü ibadet biçimleri, zaten doğal olarak insanın yapısında var olan ibadet duygu ve ihtiyacının belli form ve biçimlere kanalize edilmesi ve o yolla sergilenmesi şeklinde anlaşılınca; ibadetin esasen dinin bir emri olmasından önce, fıtratın gereği olduğu, dolayısıyla da mesele dinler açısından ele alındığında ibadet şekillerinin önem kazandığı söylenebilir.

 

Kur'an'da ibadete ilişkin emirler, şekil ve biçim olarak ibadete yönelik olmayıp, büyük ölçüde ibadetin mahiyetine, ibadetin kime yapılacağına ve nasıl yapılacağına yöneliktir. Hz. Peygamber de söz ve fiilleriyle, Kur'ân-ı Kerîm'de adı geçen ve ana çatısı oluşturulan ibadetlerin ayrıntılı biçimlemesini yapmıştır.

Doğallığı ve fıtrî oluşu noktasından bakıldığında, ibadet için ferdin ihtiyacı ve eğitimi dışında bir amaç aramaya gerek bulunmamakla beraber, bireysel ve toplumsal motivasyon sağlamak, bireye moral dayanıklılık kazandırmak ve bazı sosyal yararlar elde etmek gayesiyle ona birtakım hikmetler ve faydalar atfedilebilir.

İbadetlerin sırf Allah'ın emri olduğu için yerine getirilmesi gerektiği ve emir varken de hikmet aramaya gerek bulunmadığı düşüncesinde olan ve bu sebeple de ibadet için bir amaç ve yarar aramaya gerek olmadığını söyleyen bilginler bulunmakla birlikte, bilginlerin çoğu, insanlar tarafından bilinsin bilinmesin her emrin mutlaka bir hikmet ve maslahatı bulunacağını söylemişlerdir. Bu bakımdan emre muhatap olan kişinin, o emri yerine getirirken ondaki maslahat ve yararları, ne gibi amaçlar gözetilmiş olabileceğini düşünmesi ve ondaki hikmetleri anlamaya çalışması insanı farklı bir şuura ve farklı bir boyuta taşıyabilir.

İbadetin amacı üzerinde düşünürken onu bir tek boyuta indirgemek uygun değildir. Bu hem ibadetin mahiyeti hem de bu ibadeti yerine getirenlerin bulundukları mertebe ve seviye bakımından doğru değildir. Çünkü bir seviyedeki insan için ibadetin amacının, sadece imtihan ve deneme olması uygunken, başka bir seviye için ibadetin amacı nefsin terbiye edilmesi ve disiplin altına alınması yoluyla insanın yükselmesi olabilmektedir. Belki daha üst bir seviye için ise Allah'a ibadet, bütün bu amaçların üstünde ve ötesinde gönüller için üstün bir haz, bir zevk ve bir nimet, ruhlar için bir vuslat; kısaca insanın mutluluğu olacaktır. Meselâ Hz. Peygamber'in "Benim mutluluğum namazdadır" sözü, namazın öneminin yanı sıra, Resûlullah'ın namaza atfettiği anlamı da göstermektedir. Çünkü ibadeti en üst düzey duygu yoğunluğunda ifa eden Hz. Peygamber için namaz, yüce yaratıcı ile bir buluşma ve O'nun huzurunda münâcât haline dönüşmektedir.

İbadetlere ilişkin hükümler, tabiatları icabı değişmeye pek açık olmadıkları için, öteden beri genel kabul gören ibadet uygulamalarını, "çağa uydurma ve kolaylaştırma" adıyla değiştirmeye çalışmak, fayda yerine zarar vermekte ve insanların dine bağlılıklarını ve samimiyetlerini zedelemekte ve sarsmaktadır. İbadetler, her ne kadar bizzat amaç olmayıp öz itibariyle yüksek amaçlara basamak niteliğinde ise de, dine bağlılığın ve bir anlamda dindarlığın dışa yansıyan bir göstergesi mesabesindedir. Bu bakımdan sosyo-ekonomik yönü bulunan zekât bir tarafa bırakılacak olursa namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerde biçim ve şekli ikinci plana iterek, on dört asırdır süzüle süzüle gelen genel kabulün dışına çıkmak birçok bakımdan sakıncalıdır. www.islamgunesi.com

Facecbook'ta Paylaş

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KISA KISA

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

Fitne uykudadır. Onu uyandırana Allah lanet etsin

Fitne uykudadır. Onu uyandırana Allah lanet etsin

Fitne uykudadır. Onu uyandırana Allah lanet etsin (Hz. Muhammed s.a.v.) Kuran’ı Kerim ‘fitne’ için... Devamı...

Fatiha Suresinin Tefsiri

Fatiha Suresinin Tefsiri

Fatiha Suresinin İsimleri: “Fatiha, Seb’ul Mesânî, Ümmü’l-Kitap, Suretu’l-Hamd, Esas, Vâfiye,... Devamı...

Kar'an-ı Kerim'in Diğer İsimleri

Kar'an-ı Kerim'in Diğer İsimleri

Kur’an-ı Kerim Allah tarafından vahiy yoluyla son peygamber Hz. Muhammed... Devamı...

Hz. Peygamber'in Dilinden Dua Örnekleri

Hz. Peygamber'in Dilinden Dua Örnekleri

1.      "Dua ibadetin tâ kendisidir." (Ebû Davud) 2.      "Allah'ım, Senden hidayet ve... Devamı...

Ramazan ve Çocuk

Ramazan ve Çocuk

Çocuk bazı temel kavramları Ramazan sayesinde öğrenir. O güne kadar... Devamı...

2013 Fitre Miktarı Ne kadar?

2013 Fitre Miktarı Ne kadar?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2013 yılına ait... Devamı...

2013 Yılı Dini Günler ve Geceler

2013 Yılı Dini Günler ve Geceler

Dini günler ve geceler 2013. Üç aylar. Berat kandili. Miraç... Devamı...

Beraat Gecesinde Nasıl İbadet Edilir

Beraat Gecesinde Nasıl İbadet Edilir

Beraat Gecesinde Nasıl İbadet Edilir   Beraat kurtuluş anlamı gelir. Kuşkusuz bir... Devamı...

Beraat Gecesi

Beraat Gecesi

Berat KandiliApaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir... Devamı...

Radyolar

Günün Ayeti

  • 1
  • 2
  • 3

Bir Ayet

Bir Ayet

"Allah'a iman edip, salih ameller işleyenlere, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar." (Bakara, 25) Devamı...

Günün Ayeti

Günün Ayeti

And olsun zamana ki, insan gerçekten ziyandadır (Asr:1-2) Devamı...

Bir Ayet

Bir Ayet

Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler. Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler. İşte bunlar varis olanların ta kendileridir. Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Mü'minûn, 23/8-11 Devamı...

Günün Hadisi

  • 1
  • 2
  • 3

Günün Hadisi (6…

Günün Hadisi (6 Ocak 2013)

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. (Hz. Muhammed) Devamı...

Bir Hadis

Bir Hadis

Allah-u Teala’ya amellerin en sevimlisi devamlı olanıdır. Devamı...

Bir Hadis

Bir Hadis

Namaz dinin direğidir. Kim namaz kılarsa dinini korumuş olur. Her kim namazı terkederse dinini yıkmış olur Devamı...

YAZARLAR



Alexa Rank

 

Kimler Çevrimiçi

19 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi